Habib BABAR
Nerede o eski aşklar,aşıklar... Kerem ile Aslı,Leyla ile Mecnun aşkı günümüzde hala anlatılır... Şimdi dönüyorum 'Mecnunun küpeli,Leylanın Kaşar olduğu bu dönemin aşklarına.Günümüz insanı aşka aşık, aşığa değil!
Aşkların kısa dönem askerlik gibi kısa sürmesinin nedeni herhalde bu.Zaplanan aşıklar dönemi bu dönem... Kanaldan kanala geçer gibi, aşıktan aşığa geçiliyor.Edepsizlik diz boyu anlayacağınız...
Peki bu neden böyle oluyor?,
Çünkü, insan insana sevgisiz, insan insana tahammülsüz, insan insan için fedakarlık duygusunu yitirmiş, insan insana kendini adamaktan kaçıyor.Oysa fedakarlık, adanmışlık varsa vardır aşk...
Fedakarlığın, adanmışlığın yaşamadığı yerde yaşamaz aşk.Ne yazık ki, uğruna kendini adadığı ne bir ideali var günümüz insanının... Ne de uğruna kendini adadığı bir aşkı.Nerde ideali, aşkı uğruna her şeyden vazgeçen dünün insanı...
Nerde hiçbir şey için, hiçbir şeyden vazgeçmeyen bügünün insanı.Bügünün insanı, aşkta da köşe dönmeci. Emek harcamadan yaşamak istedigi gibi, emek harcamadan aşk yaşamak istiyor.Sevmeden sevilmek, vermeden almak istiyor...
Hiç değilse bir koyup üç almak istiyor. Bir koyup üç alamadı mi ilişki bitiyor. Bu dönemin ilişkileri çıkar, menfaat üzerine kurulu. Elektriklenmeler kısa devre. Maalesef bir günlük elektriklenmeler, bir gecelik sevişmeler aşk sanılıyor. İşte 'AŞK'denen bu kutsal duygu bazı iki ayaklı varlıklar tarafından ne yazıkki ayaklar altında...
Bir erkek düşünün üç ayrı sevgilisi bulunuyor,kadının da bundan eksik yanı yok tabiki...Sosyal medyada birçok hesabı bulunan bu varlıklar buradan ava çıkarlar,sonra da her ikisi de iyi aile çocuğu oynunu oynarlar...Yalancının mumu yatsıya kadardır...
Yorum Yazın