Habib BABAR
Onlar, isimleri sinema afişlerine yazılmayan, yüzleri tanıdık isimleri bilinmeyen insanlar…
Belki de kahvehanedekilere en çok benzeyenler…
Yeşilçam’da kahvehanelere oturmazlar mı iş beklemek için, inşaat işçilerine benzerler. Bir yapımcının kahvehaneye girip de iş dağıtmasını beklemek…
Makyajsızlar… Senaryoyu okuma ihtiyacı olmayanlar, filmin bir yerinden girip, öylece yok olanlar… Dayak yiyip,ölüp,çay dağıtıp,durakta bekleyip filmden kopup gidenler. Hayatın ıssız sokaklarında gezip, filmin ayrıntı karelerinde yer bulanlar… Makyaja ihtiyaç duymayan figüranlar ve kamera arkasındaki kahramanlar… İşte kamera arkasındaki o kahraman kameramanlardan Ferhat Bakır’dan söz etmek istiyorum…
Yeşilçam Sokağı’nda herkes ona ‘Ferhat Baba’ diye hitap ederdi… Yüzlerce filmde kameramanlık ve görüntü yönetmenliği yapan Ferhat Baba, mütevazi kişiliğiyle hep sevilip sayılırdı… İşte o kahraman ne yazık ki bir çok Yeşilçam emaktarı gibi yoksulluk içinde yaşama veda etti…
Son üç aydır kanserle mücadele eden emektar kameraman’ın yanında yönetmen Ömer Korkmaz ile birlikte birkaç arkadaşı bulundu sadece…
Tedavi gördüğü Samatya Araştırma Hastanesi’nde son nefesini veren Ferhat baba’nın yanında hiç kimse yoktu ne yazık ki… Onca sendika ve derneğin ne iş yaptığını da merak ediyorum açıkçası… Bu emektarlar böyle ölümü hak etmiyor…
Yorum Yazın