Yine pazar, bugün günlerden dinlenme… Sabah kahvemi almış havada çok güzel, balkonumda keyiflenirken
Zırrr …. Telefon, baktım ki editörüm arıyor… kısa bir Günaydın faslından sonra konuya girdi…
“Seçil bu Salı Cumhuriyetimizin 101 yılını kutlayacağız, düşündüm de, sen şöyle Cumhuriyetimize yakışır bir yazı yazarmısın…
“ Elbette niye olmasın, seve seve… “
İşte benim Cumhuriyetim sizlerden önce başladı bile.. ne mutlu bana…
Ne demişti büyük kurtarıcımız
“Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.” diyerek Cumhuriyet’i bizlere emanet ettiğini, bize güvendiğini tek bir cümleyle ne güzel açıklamıştı taaa o günlerden,
Ve bizler büyüdük, yaşlandık, ama Cumhuriyetimizi büyük bir coşku ile kutluyor yarınlara taşıyoruz…
Zamanın en zor günlerinden geçmiş bir kahraman, o günlerden bugünlere seslenen bir başkomutan, ulusun kaderini değiştirdiğini işte bu sözle ilan etmişti tüm dünyaya. "Cumhuriyet" demişti en yüksek sesiyle.
Uyandırmıştı bir milleti en ağır, en uzun uykusundan.
Kararlı bakışlarıyla ışıldayan gözleri, çelik gibi güçlü iradesi, en zor zamanlarda bile ortaya koyduğu cesareti ve hep bir adım önde olmasını sağlayan zekasıyla korku salmıştı düşmanın yüreğine.
Büyük bir inançla ayağa kaldırmıştı, zorla diz çöktürmeye çalışılan ezelden beri korkusuz bir milleti. Koskoca bir millet arkasında yürek yüreğe vermişti mücadelesini ve tek yürek kazanılmıştı Cumhuriyet.
Hiç yorulmadan, bıkmadan anlattı bağımsızlığın önemini. Öğrenmenin, öğretmenin, üretip çoğalmanın, gelişip büyümenin ne demek olduğunu gösterdi yediden yetmişe herkese. Kendi elleriyle yazdı kara tahtaya harfleri ve yurdun dört bir yanına koştu gücünün son damlasına kadar. Ankara'nın bozkırında bir orman kurdu, çorak denilen topraklarda. Tek tek yetiştirdi fidanları, can sularını verdi. Tıpkı Cumhuriyet'imiz gibi...
29 Ekim sabahı uyanan her çocuk özgürdü, eşitti, umutluydu, korkusuzdu artık.
Bir güneş gibi doğdu ülkemizin üstüne. Işık oldu aydınlandık, Isıttı yüreğimizi, evlerimizi. Yüzüne vurdu tüm milletimizin. Gülüşü oldu tüm çocukların. Merakla bakıyordu herkes geleceğe. Analar, babalar güvenle emanet edeceklerdi yarınlara evlatlarını, çocuklar da gururla devralacaktı vatan bayrağını. İşte çocuktuk, büyüdük, hatta Anneanne bile oluyorum ben ama, Cumhuriyet benim özümde vardı… Onu sonsuza dek taşıyacağım gelecek nesillere… Bu bir bayrak yarışım ben o bayrağı yarınlarda torunuma vereceğim, o kaldığımız yerden devam edecek.. Cumhuriyet hiç bitmeyecek. Sonsuza kadar sürecek… Haftaya Habercaddesinde yepyeni konularda buluşmak üzere kalın sağlacakla canım okurlarım….
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ-YAZAR
Yorum Yazın