Bugün ne yazayım diye uzun uzun düşünürken, bir arkadaşımın sosyal medyada bir paylaşımı dikkatimi çekti, Arkadaşım sayfasında şöyle yazmıştı;
“Keşke herkes yazdıkları kadar dürüst, fotoğraflarda ki kadar güzel olsa”
Aslında sıradan bir söz gibi düşünülse de, gerçekte çok şeyleri saklıyordu bağrında, haydi biraz empati yapalım ,
Hangimiz birebir yaşadıklarımızı anlatıyoruz orada, yada sıradan bir fotoğrafımızı yayınlıyoruz, hiç birimiz değilmi mesela işten yorgun argın eve geldiğimizde , yemek ile uğraşacağımıza , iki yumurta kırıp yerizde hangimiz paylaşırız, hiçbirimiz değilmi, ama lüks bir restoranda yemek yesek çoğumuz paylaşırız,
Bir arkadaşım anlatmıştı çok gülmüştüm, “ Anadoluhisarında, bir balık ismiyle anılan ünlü içkili bir restaurant var, burası çok lüks ve pahalı bir mekan birkaç defa defa gitmişliğim var, onun için mekanı bilirim, bir gün bir arkadaşımın paylaşımı dikkatimi çekti konum olarak bu restaurantı paylaşıyordu ama, mekanın içine hiç benzemiyordu, şaşırdım, sonra fotoğrafı bilgisayarımda masa üstüne indirip, photoshopla büyüttüğümde gülme krizine tutuldum, mekanın bir köşesinde “Şölen düğün salonuna hoş geldiniz” yazıyordu …
Hepimiz doğal fotoğraflarımızın yerine alnımızdaki çizgilerin, gözaltı torbalarımızın ve kaz ayaklarının yok olduğu sanal makyajların yapıldığı filtreli fotoğraflar kullanırız… yalanmı… peki niye? diye bir soru sorsak, cevabı çok basittir aslında, Kendimizi başkalarını beğendirme içgüdüsü yüzünden.
Yine sosyal medyada bir arkadaşıma rastladım, eski bir arkadaşımdı, geçmişte birlikte öğretmenlik yapmıştık, eşini trafik kazasında kaybetmiş, kendini iki evladına adamıştı, çocuklarını okutmuş, emekliliğin tadını çıkartıyordu, hoş ve alımlı bir bayandı, bakımlıydı, yaşını hiç göstermezdi, sosyal medyada erkekler etrafında pervane olurlar ama arkadaşım onlara hiç aldırış etmezdi, dominant bir yapıya sahipti diyebilirim, ama dedim ya görünüşe aldanmayın diye, yanılmışım, O hanımefendiliğinden taviz vermeyen, kendi halinde emekli arkadaşım gitmiş, yerine dişiliğini kullanan, benim okurken yüzümün kızardığı argo küfürleri sıralayan başka biri gelmişti, şaşırdım, takip etmeye başladım, erkek arkadaşı ile birlikte içkili bir mekanda sarmaş dolaş fotoğrafları vardı…
Bazen sesli olarak düşünürüm, hep şu soruyu sorarım, “Niye derim, niye insanlar böyle çift karakterli, niye değişik maskelerle dolaşırlar, inanırmısınız hala cevabını bulamadım, sizleri bilememde bana göre bu aşağılık kompleksinin yan etkileri sanırım… bir zenginlik özlemi gibi adını koyamayacağım bir duygu herhalde….
Oysaki hayattan tad almak farklıdır, sen o çayı ister plastik bardakta iç, ister kristal bardakta, bu neyi değiştirirki, çay aynı çay … ama bizler o çayın kalitesine bakmayıp bardağın kalitesine bakarız ne kadar yanlış değilmi…
Neyse yine sayfamız doldu haftaya başka bir konuda buluşmak üzere kalın sağlacaklı
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ - YAZAR
Yorum Yazın