Habib BABAR
Merhaba sevgili okurlarım bu haftaki yazımı da günümüz kardeşliği üzerine yazmaya karar verdim. Günümüzdeki kardeşliği kaç kişi biliyor,kardeşlik onlar için ne anlama geliyor…Menfaaat,riyakar ve vefasızlığın kol gezdiği,babanın çocuklarını tanımadığı,bir dünyada yaşıyoruz ne yazık ki…Durum böyle olunca da ortada ne kardeşlik var,ne de anne,baba ve kardeşlerden oluşan bir aile…Peki kardeşlik nedir…
Kardeş demek hayat demektir,kardeş demek vücudun yarısı demek,kardeş demek canın yongası, bedenin bir diğer yanı demektir,kardeş bir elmanın diğer yarısı gibidir,kardeş, eksikliği tamamlayan demektir,kimi zaman aldığınız nefeste kardeşim diyebilmek,kimi zaman üzüldüğünüz anda karşında bulabilmek,kimi zaman ona susadığınızda görebilmek, kucaklayabilmektir…
Yoktur onun gibisi,kardeş baba yarısı, ana yarısı demek,hiçbir zaman sevgili kardeş gibi olamaz… Kardeşin aşkı sevgiliden ötedir.Sevgili terk eder, kardeş asla. Hep yanında baki kalır.Sevgili emreder, kardeş teselli eder.Kardeş sevgiliden çok sever…
Kardeşlik, Nefesin kesilirse, al benim canımı kullan; senindir diyebilendir. Yolun sonu uçurumsa eğer; Kardeşim geri dön diyendir…İlk adım benimdir diyendir. O sizden ya birkaç yıl önce veya birkaç yıl sonra gelmiştir dünyaya…Düşe kalka büyürsünüz birlikte tahtadan beşiği ortak kullanırsınız,sonra aynı yatağa yatırır sizi anneniz,küçük kardeş çişini üzerinize yapsa bile asla umursamazsınız,sonra aynı tencereden kaşıklarsınız yemeğinizi. Küçüğüm doysun diye ağır ağır uzanırsınız tencereye…
Aynı suyu içersiniz, aynı leğende yıkanırsınız. Büyükler hep gözü gibi kollar küçüğünü.Ama küçükseniz bazen şansız oluyor,çünkü abisinin eski elbiseleri kalır ona veya ablasından…Büyüklere yeni kıyafetler alınırken küçükler eskilerle yetinir.İğrenmezsiniz hiçbir zaman, terini vücudunuzda hissettiğinizdeİki, üç, dört beş altı veya bizim gibi sekiz kardeş… Hep tek vücut gibi yaşarsınız, birimizin canı acısa hepiniz yüreğinizde hissedersiniz. Sevinci de, hüznü de birlikte yaşarsınız…
Birimiz birkaç sınıf önde veya aynı sıraları paylaşırsınız…Sonra delikanlı oluruz, abla oluruz…Büyürüz kocaman adam oluruz… Ama sevgimiz hiç eksilmez, kartopu gibi büyür, çığa dönüşür…Hepimiz çoluk çocuğa karışır yuva kurarız…
İşte tam bu noktada yine kopmamalı kardeşler,eskiden olduğu gibi yine sıkıca sarılmalı birbirine,kenetlenmeli… Savrulmamalı sağa sola,’Hep benim,benim dünya malım var’ dememeli zavallı duruma düşmemeli…Mahkum olmamalı sevgilisine ya da dış kapının dış mandalına,kardeş sevgisini değişmemeli dün hayatına girene..
Baba olmak da ayrı bir sorumluluk ister …Bir baba evlatlar arasında ayrım yapmamalı,tüm evlatlarına sıkıca sarılmalı…Ötekileştirmemeli kendi canından olanı…Derdi,tasası,sıkıntısı,mutluluğu olmalı evladının…
Kardeşliğin ne olduğunu bilmeli insan….Tabi ki evladın da ne olduğunu bilmeli bir baba…Bundan haberdar olmayan bir baba evlatlarının dağılmasına da en büyük etken maalesef….
Yorum Yazın