Dragos sahilindeydim, yanımda kızım, sahilde bir çay bahçesine oturmuş, karşımızdaki, muhteşem görüntüsüyle gönlümüzde taht kuran kızıl adaları izliyorduk… Meltem rüzgarları saçlarımı savuruyordu… karşı masamda bir çifte gözüm takıldı, el ele oturmuşlar birbirlerini gözlerine bakıyorlardı, bu ikiliden, birini iyi tanıyordum, geçmiş yıllarda hastanede yattığım günlerde emeklilik yaşının gelmesine rağmen işini bırakmayan, şefkat dolu gözlerle yanımdan ayrılmayan, kanatsız meleğim Sena Hemşire ….
Sena hemşire ile çok defalar sıcak sohbetlerimiz olurdu, öz kardeşim gibi severdim onu, bana hayat hikayesini anlatmıştı, Eşini yıllar önce kalp krizinden kaybetmiş, hatta acıları üst üste gelmiş, evladını da trafik kazasında kaybetmişti… acılarının üstesinden gelmeyi çare arayan hastaların meleği olmakla teselli buluyordu… Yalnızdı, onlarca yıl hayatına kimseyi sokmamıştı… ama işte beni şaşırtan da oydu, masasında birlikte çay içip sohbet ettiği saçları kırlaşmış, gözlüklü orta yaşlı bey ile hayli samimiydi, Ey aşk sen nelere kadirsin, Sena hemşireyi bile dize getirmişsin diye içimden geçiriyordum ki, bakışlarım dikkatini çeken kızım Berfunun sesiyle irkildim…
- Anne dedi Ayça’ın babasını nereden tanıyorsun !
Şaşırdım !
- Ayça kim, kızım, babası kim ? dedim
- Anne dedi Ayça benim işyerimden arkadaşım, emekli babası öğretmenmiş, annesi kanser hastasıydı, masrafları çok ağırdı, adamcağız şimdi Özel bir kursta Edebiyat öğretmenliği yapıyormuş, ama dedi Ayça annesini daha geçen hafta, …. Hastanesinde kaybetti, arkadaşımı zor teselli ettik, iyi de babası beni şaşırttı… yanındaki kim!…
Of yaaaa , Of yaaaa , Of yaaaaaaa
Hadi şimdi buyrun Berfuya ne diyeyim, nasıl anlatayım yanındakini…
Nasıl diyeyim “ kızım ben adamı tanımıyorum ama yanındaki tanıyorum, Sena hemşire, o arkadaşının rahmetli annesinin yattığı … hastanesinde hemşire”
Sadece ;
- Adamı tanımıyorum ama yanındaki bayanı birine benzettim diyebildim…..
Detaylara inemezdim Sena hemşireyi anlatamazdım,
Bu bir Aşk hikayesiydi elbet… Aşka saygım elbette var, bu çiftte de, özel yaşantıları beni yakında uzaktan ilgilendirmez …. Amaaaa demeden geçemeyeceğim… bana göre Etik değil… niye derseniz, O adamın eşi, O zavallı kadıncağız hastanede can çekişirken, Sena hemşire ile eşi çoktan geleceğin planlarını yapıyorlardı.. kimbilir belkide artık gün sayan kadıncağızın ölmesini bekliyorlardı…
Ya ne diyeyim, kader diyeceğim, asla bu çifti kınamıyorum ama ne diyeyim, hiç değilse ölene saygınız olsun değlmi, birkaç ay bekleseniz ne kaybedersiniz ki… Bu acele niye, kızımın arkadaşı bunları görse ne derdi, ne düşünürdü !… Daha acısı yaşayan o kızcağızın duyguları aklınıza gelmedimi.. yazık, çok yazık…
Belki de bana geri kafalı diyeceksiniz… öyle bir zamandayız ki, Vah ki gidene… Hayat kaldığı yerden devam ediyor…
Neyse haftaya buluşmak üzere kalın sağlacakla
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ - YAZAR
Yorum Yazın