Bir yerde okumuştum, İsimsiz şairin birine Nerelisin ? diye sormuşlar, düşünmüş, Mutluyum demiş. Şaşırmışlar, dalga geçiyor sanmışlar ama aslında doğruyu söylemiş, çünkü Mersin ilimizin Mut ilçesi doğumluymuş meğerse….
Sahi Mutluluk nedir ;
Bilim der ki, Mutluluk memnun, keyifli, hoşnut olmak duygularının geneline verilen isimdir. Mutlu olduğumuzda gülümseriz. Gülerken seretonin ve dopomin hormonları salgılanır. Bu da kişinin çok daha enerjik hissetmesini ve olaylara daha pozitif yaklaşmasını sağlar,
Ama Felsefe ve Psikolojide mutluluk ayrı ayrı tanımlanır..
Felsefede ; Aristoteles’e göre, mutluluk bir hedeftir, anlık heveslerden oluşmaz.Mutluluk sadece bize bağlı bir olgudur ve onu davranışlarımızla büyütecek olan da yok edecek olan da biziz derken
Nietzsche ise Aristoteles’in tam zıttı olan bir fikir atar mutluluk hakkında, mutluluğun ‘sürekli bir iyi hissetme’ durumu olduğuna inanmaz ve geçici bir durum olduğunu savunur, mutluluğu ‘ideal tembellik durumu’ olarak tanımlandırır.
Psikolojide ise Mutluluk bilinenin aksine bir duygu değil; oluş halidir. Çünkü duygular geçicidir, mutluluk ise her zaman var olan, bir devinim halindedir. Karşılaştırmak gerekirse insan her zaman hüzünlü, kıskanç, neşeli olamaz. Duygular belli bir duruma karşılık gelir ama mutluluk için insanın bir duruma ihtiyacı yoktur.
Psikolog bir arkadaşım var, Hilal geçenlerde beni evden aldı, çıktık Kartal sahilinde bir kafede oturuyoruz, laf lafı açtı, sade kahvelerimizi yudumlarken gözüm karşı masada el ele tutuşmuş bir çifte kaydı, birbirlerinin ellerini bırakmıyor, fısıldaşarak bireyler konuşuyorlardı, Hilal dikkatimi onların üzerine çevirdiğimi görünce döndü bana…
-Bak seçil dedi hani bana sorar durursun ya, Mutluluk nedir diye
-Evet dedim,
-işte mutluluk budur. Mutluluk karşılıklı sevgi, saygı ve anlayışın birleştiği noktadır, işte bu çift şu anda, mutluluğun en doruk noktasındalar… şaşırdım,
-Ben bunun tanımını aşk olarak bilirdim dedim..
-Evet dedi, evet aşktır ama mutluluk olmadan aşkta olmaz, olsa olsa tek taraflı olur ve acı verir…. Hele ki karşılıksız aşk karşısında mutsuz olan o kadar genç yada genç kız var ki, bazen psikolojileri bozulur ve kıskançlıkta devreye girerse acı sonuçlarla karşılaşabiliriz, birgün muayenehaneme bir genç hastam geldi, karşı koltukta oturmuş, sohbet ediyoruz, ona mutluluğu tarif etmeye çalıştım, herşeyden mutluluk alması için önünde imkanların olduğunu, bazen sokakta karşılaştığı bir garibana yaptığı ufak bir yardımın dahi onu mutlu edebileceğini söyledim…
Acı acı güldü…
-Hocam ya dedi iyi dersin hoş dersinde… sen çaresizlik nedir bilirmişim, geleceğin hayallerini kurduğum sevdiğim beni terketti, gitti başkasının koluna girdi… söyle şimdi ben nasıl mutlu olabilirim, boş nasihatler ediyorsun bana …..
-Kolay dedim, gidene güle güle de, üzerine düşme, onu düşünme, bak karşılarına kimler çıkar o zaman, yapman gereken tek şey onsuz da olsa mutlu olabilmeyi başarmandır ki ben bunu sende hissediyorum,….
Bir süre sonra seansımız bitmişti, mutlu olarak ayrıldı yanımdan dediklerini uygulayacağım hocam dedi…
Aradan uzun süre geçmişti, kızımı almış çocuk parkına götürmüştüm, işte aynen şimdi senin gözünün takıldığı gibi benimde o parkta gözüm takıldı o bana gelen hasta, karşı yolda kol kola girmiş, yanındaki partnerine bireyler anlatıyordu, yanlarında geçmekte olan baloncuyu durdurup bir balon aldı ve arkadaşına hediye etti, işte mutluluk buydu…
Bu haftalıkta bu kadar… haftaya başka bir konuda buluşmak üzere, sağlacakla kalın amaaa hep mutlu kalın okurum canım okurlarım
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ - YAZAR
Yorum Yazın