Bu konuda nereden çıktı derseniz, geçenlerde bir mesaj gelmişti bir okurum “Seçil hanım her hafta yazılarınızı ilgi ile okuyorum, rica etsem “Korku” hakkında da bir yazı yazarmışsınız demişti… Niye olmasın… okurum velinimetimdir benim…
Hayatta herseyle karşı karşıya geliriz, korkular üzerine kurgulanmış bir hayat yaşarız yeni bir şey denemek, yenilmek, kaybetmek, başarısız olmak korkutur bizi bazen korkularımız öyle derinleşir ki kendi kendimize yarattığımız korkularımızdan da korkarız ve sessiz kalırız.
Peki Korku nedir?
Google amcaya sorduğumuzda karşımıza şu çıkar
“Korku belirli bir ağrı veya tehdit olarak algılanan bir olay sonucunda, uyarıcı bir tepki olarak ortaya çıkan yaşamsal bir tepkidir.” der.
Hatırlarsınız değildi, eski bir söz vardır “Korktuğunuz şeylerden özgürleşene kadar, korktuklarınız başınıza gelecektir” derler bence korku insanın yaşadığı ilk ve en temel duygudur.
Psikolog arkadaşımla oturmuş kahvelerimizi yudumlarken konu korkuya gelmişti, arkadaşımın sözlerini hiç unutmam demişti ki “Korkuların çoğu, gerçeklerden değil; yanlış kanı ve beklentilerden kaynaklanmaktadır çünkü insanlar, çevrelerinde gördükleri ve her insanın başına gelmesi ihtimal dahilinde olan olayları sık sık düşünerek, daha onlar gerçekleşmeden endişelenmeye başlarlar oysa belki de onca endişelendikleri şeylerden hiçbiri onların başına gelmeyecektir demişti… Uzun uzun düşündüm, arkadaşım çok haklıydı, hiç bu kadar detaylı düşünmemiştim.
Ama ben derim ki unutmayalım, gerçek anlamda özgürlüğe giden yol, korkularımızı ve kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilme ve sadece ve sadece kendimiz olma cesaretini gösterebilmekten geçer. Arkadaşımdan ayrıldıktan sonra otobüs durağına gideceğim, yol kenarında durdum, trafik akıyor… bekledim bekledim yol boşalınca geçtim niye mi Korktum… ya araba çarparsa !
Bu haftada köşemiz doldu, haftaya başka bir konuda buluşmak üzere kalın sağlacakla…
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ- YAZAR..
Yorum Yazın