Hava bugün çok sıcak, aslında kendimi deniz kenarına atmak istiyorum ama balkonum daha serin geldi bana,, aldım sade kahvemi yanıma, geçtim bilgisayarın başına, birşeyler yazmak istiyorum sizlere…..
Ve Aşk…..
Doyumsuz bir duygu,
Aşk geliyor aklıma, başka bir şey gelmiyor bugün
Bu Tanrısal bir aşk olabilir,
Bir insandan hoşlanmak, ona duyulan yüce bir sevgi, yada ne diyeyim,
Kimilerine karşı nefret beynimde dolaşan her bir düşünce kendi dansını ediyor demekki.
Aşk dedim ya anlarım onu, hangi yaşta olursanız olun, öyle baş, diş ağrısı gibi elde olmayarak insana bulaşabilir.
Ola ki birisi evli barklı birine bile sevdalansa bakın onu da anlarım mademki bu beşerin elinde olan bir şey değil, bakın ama bir yere kadar.
Amacım; nereye kadar anlayıp saygı duyabilecekken, nerden sonra çıldıracağımı izah etmek!
Diyelim ki bir adam, bir kadını gözünde yücelterek çok sevmiş, İnanın buna hiç lafım yok! Mantığı kayboldukça kadını arıyor, ona da lafım yok…Hele de duygularına karşılık bulamadığı için acı çekiyorsa, kim buna üzülmez?
Bu sevmek denen şey, insani bir durum olup her yaşta hepimizin başına gelebilir. Siz, başı ağrıyan birine, “Niçin ağrıyor?” diye sorabilirmisiniz?
Ama o ağrıyla gelip sizin evinizin camlarını kırmak isterse, “Dur!” diyeceksiniz. Aşk da böyle. O sevdanın arkasına geçip de “seviyorum” dediği insanın, sırf karşılık bulamadığı için, çevresinde kim var kim yoksa onları o kadını uzaklaştıracak kadar hatta o masum kadının canına kasdedecek kadar ileri gidebiliyorsa, birilerinin “dur” demesi lazım değil mi?
Cem den bahsedeceğim, Cemin hikayesini anlatacağım size, şimdi birileriniz çıkıp bana Cem kim diyebilir,
Cem Mahallemin çocuğu… yakışıklı gençti, ama hani derler ya… arkadaşlarına dikkat et diye, gençlik işte… Cem geçmişte bir kavgaya karışmış, yaralamadan birkaç ay yatıp çıkmıştı, artık uslanmıştı, sabıkalıya kimse iş vermiyordu babası Sedat amca, kendi halinde ufak bir pideci dükkanında hayatını kazanıyordu, Cem iş bulamayınca babasının yanına geçti, pideci dükkanında çalışıyordu, babası Sedat amca pideleri yapıyor, Cem Satıyordu, hayat böyle işte günlerden birgün Sedat amca Vefat etti…Dükkanın ağırlığı Cemin sırtına çökmüştü… kolay değildi dükkanı çekip çevirmek… Gençti, delikanlı, adı üstünde gençlikte kanı bile deli akar insanın… Günlerden birgün dükkana sapsarı lepiska saçları, gök mavisi gözleri, mankenleri imrendiren vücudu ile Gülnur geldi, Cem ile göz göze geldiler… o bakış işte o bakış, Gülnur’un o masmavi gözlerinden sıçrayan bakışlar, Cemin kalbini delmişti bile… Bu bir aşktı işte… Cem, Gülnur’un peşini bırakmamakta kararlıydı, ama Gülnur.. yanlış anlaşılmıştı, Gülnur evliydi zaten, mutlu bir evliliği, beş yaşında Pelin ismini verdiği kızı bile vardı…
Kişi kendine ve bir başkasına zarar vermeyip günlük rutin işlerini yardımsız görebiliyor, problemleriyle tek başına başa çıkıp, topluma da faydalı bir katkısı oluyorsa, bu normal!
Bakın “Başkasına zarar vermemek” diye vurgulayarak yazıyorum, üstüne basıyorum bu cümlenin…
Ama hiçte öyle değildi, Cem Gülnurun peşini bırakmamaya kararlıydı, Gülnur ise artık rahatsız olmaya başlamıştı Cem den,
Birkaç defa Cem durumunu anlatmaya çalıştıysa başarılı olamadı… Cemin artık psikolojisi de bozulmuştu… Dükkanı devretmiş, hergün Gülnur un evinin sokağında adeta karargah kurmuştu, Gülnur bu durumdan çok rahatsız olmasına rağmen eşine birtürlü açıklayamamıştı, yuvasının yıkılmasından korkuyordu…
Günlerden bir gün işte yine bugünkü gibi sıcak bir gün, Gülnur kızını doktora götürürken, tesadüfmüydü, yoksa Cem mi takip ediyordu, bilemem ama hastane kapısında karşı karşıya geldiler. Cemin yine yalvarıp yakarmaları karşılıksız kalınca… Belinden silahını çıkartmış tek kurşunda Gülnur’u yavrusunun yanında beyninden vurup öldürmüştü….
Ve bir karşılıksız aşk hikayeside burada bitti,
Gülnur kara toprağa, Cem yine demir parmaklar arkasına, olan o beş yaşındaki yavrucak Peline oldu canım benim çocuk yaşta yetim kaldı ya o çocuğun yaşadığı travma… bir ömür boyu unutamayacaktı.…
Hayat böyle birşey işte,
Sevmek, sevilmek kısacak Aşk elbette güzel ama… Önce saygı, ne diyeyim…
Haftaya başka konuda buluşmak üzere kalın sağlacakla…
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ-YAZAR
Yorum Yazın