Merhabalar sevgili Haber caddesi okurlarım, “Sadakat”, hayatta olmazsa olmazlarımızından biri olmalı, Karşılıklı güven, Saygı, bunlar insan için çok önemlidir… Ama kaldımı böyle sadakatlı insanlar derseniz, açık ve net olayım mı pek yok!
Yazımızın başlığını HAÇİKO koyduk, bu nereden çıktı derseniz, geçenlerde gazeteci arkadaşımla oturmuş, kahvelerimizi yudumluyoruz, sözler havada uçuşurken, döndü dolaştı Sadakata geldi , arkadaşım döndü bana dediki,
Bilirmisin Seçil Sadakat denilince benim aklıma hep “Haçiko” gelir… şaşırdım… evet dedi… Haçiko bir köpek adı, Japonların efsane köpeği… sadakat timsali köpeği,
Geçtiğimiz yıllarda Japonya seyahatim olmuştu… Tokyo’da kaldığım mekan Shibuya metro istasyonuna çok yakındı, hergün o istasyona gider, metro ile gitmek istediğim yere giderdim, işte o istasyonun önündeki parkta bir Köpek heykeli var… Haçiko… Japonlar için çok önemli bir simge o , sadakat simgesi olarak tanımlanır, bak sana Haçiko’nun hikayesini anlatayım.
Arkadaşım kahvesinden bir yudum aldı ve başladı Haçikonun öyküsünü anlatmaya ….
“1924 yılında Tokyo Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde görev yapan Japon profesör Dr. Hidesaburo Ueno, küçük bir köpek yavrusu buldu. Profesör Ueno, köpeğin adını Japoncada "sekizinci" anlamına gelen Haçiko adını koydu. Safkan akita cinsi beyaz bir erkek olan Haçiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya kadar yürüyen sahibine eşlik etti. Metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurladıktan sonra da eve döndü.
Çok geçmeden bir akşam üniversite dönüşünde metronun çıkışında profesör Haçiko'yu kendisini beklerken gördü ve çok şaşırdı.
Bu akıllı köpek sahibinin eve dönüş saatlerini hesaplayarak ve aynı yolu kullanacağını düşünerek metronun önüne gitmişti.
Ondan sonraki bir yıl boyunca, Haçiko her sabah sahibini metroya kadar götürdü, her akşam iş çıkışında da metronun önünde karşıladı.
Hiç saatini şaşırmadı.
Ama bir akşam metrodan çıkmadı profesör.
Haçiko gözleri metronun kapısında gece boyunca bekledi.
Bir sonraki akşam yine yoktu profesör. Üçüncü akşam metrodan yine çıkmadı. Üniversite'de kalp krizi geçirip ölmüştü profesör.
Haçiko her akşam ''sahibim metrodan gelecek'' diye inatla bekledi.
Haftalar, aylar boyunca her akşam Tokyo metrosunun Shibuya istasyonu'nun kapısına gitti. Haçiko tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekledi.
11 yaşındayken metronun kapısında öldü. (1935)
Bugün Tokyo'ya gidenlerin Shibuya istasyonunun kapısında karşılaştığı köpek heykeli Haçiko'dur. Japonlar, sadakat ve insan-hayvan ilişkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra 9 yıl boyunca sahibini beklediği yere Haçiko'nun heykelini diktiler.
İşte böyle hazin bir öyküsü vardı Haçikonun, ileriki yıllarda bunun filmi de yapıldı… ama Haçiko hiç unutulmadı… Sadakat denilince akla hemen Haciko gelir…
Arkadaşım anlattıkça gözlerim doldu, nasıl bir sadakattır bu, inanılır gibi değil… benimde aklıma artık sadakat denilince Haçiko gelecek…
Neyse haftaya başka konuda buluşmak üzere kalın sağlacakla…
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ-YAZAR
Yorum Yazın