İlk kez 2009 yılında vizyona giren, kapalı gişe oynayan, devamı hala çekilen “Avatar” filmini izlemeyenleriniz sanırım yoktur yada X-Men veya çocukken çok izlenen bir çizgi film vardı “Şirinler” ikisinin de ortak yanları şuydu filmin teması “Mavi tenli canlılar” üzerine kurgulanmıştı.
Elbette bunlar birer hayal ürünüydü, bilim kurguydu ama acaba bu mavi karakterler nereden esinlenmişti?
Tarihin sayfalarını çevirdiğimizde karşımıza meşhur Fugate Ailesi çıkıyor. Mavi Tenli İnsanlar olarak tarihe geçmiş Fugato Ailesi bugünkü yazımın konusu.
Koltuklarınıza çekilin bu ünlü Fugate Ailesini birlikte tanıyalım.
Her şey Martin Fugate ve Elizabeth Smith'in 1820'li yıllarda evlenmesiyle başladı. Çiftin ilk çocukları, iki ebeveynde de oldukça nadir görülen çekinik methemoglobinemi geni taşıması nedeniyle mavi renkli doğmuştu!
Nesiller boyu akraba evliliğinin yapılması nedeniyle de bu durumun önüne geçilememiş ve ailede pek çok kişide de görülmeye başlanmıştı.
Uzun yıllar sonra doğan bebeklerinde de aynı durumla karşı karşıya kaldılar. Takvimler 1975 yılını gösterdiğinde Benjamin Stacy koyu mavi ciltte bir bebek olarak dünyaya geldi. Doktorlar bebeğin tuhaf pigmenti karşısında şaşırmışlardı, o kadar paniğe kapıldılar ki onu memleketi Bluegrass eyaletindeki Hazard'dan oldukça uzakta bulunan Kentucky Üniversitesi Tıp Merkezi'ne naklettiler.
Tıp uzmanı doktorlar iki gün boyunca test etmelerine rağmen, bebeğin cilt rengi karşısında böyle bir şeyle ilk kez karşılaştıklarından şaşkına dönmüşlerdi.
İşte o zaman Benjamin'in büyükannesi araya girerek Kentucky'deki mavi insanları duyup duymadıklarını sordu.
Görünüşe göre Benjamin, Martin Fugate ve Elizabeth Smart'ın soyundan geliyordu. Peki mavi bir cilt ile doğmalarına ne sebep oluyordu?
Sonunda o da çözüldü, Martin Fugate ve Elizabeth Smart kırmızı kan hücreleri anormal seviyelerde methemoglobin içerdiğinden ortaya çıkan ve çok nadir görülen methemoglobinemi geni taşıyorlardı. Bu durum karşısında doğacak çocuklarda da mavi ten, mor dudak ve çikolata renginde kan görülüyordu.
Ailenin dört çocuğu da bu durumdan muzdarip olarak doğmuştu.
Methemoglobinemi geni resesif (Çekinik) olduğundan Fugate Ailesi kendi içinde evlenmediği sürece gelecek nesil bu durumdan etkilenmezdi. Uzmanlar ise aşırı izolasyon nedeniyle ailenin ensest ilişkiye başvurduklarını söylüyor çünkü Doğu Kentucky'de yollar yoktu ve demiryolları 20. yüzyılın başlarına kadar oraya ulaşamamıştı. Fugate soyundan gelen Dennis bu durum hakkında :
“O zamanlar bu ülkeye yerleştiklerinde yol yoktu. Dışarı çıkmak zordu, bu yüzden birbirleriyle evlendiler” diye açıklama yapmıştı.
Fugate Ailesi’nin hikayesi 1820'de Martin Fugate adlı bir Fransız göçmenin Amerika Birleşik Devletleri'ne gelmesiyle başlar. Troublesome Creek'e yerleşen Fugate, Amerikalı bir kadın olan Elizabeth Smith ile evlendi ve birlikte yedi çocukları oldu. Ancak çocuklarından dördünün mavi doğması karşısında yaşadıkları şaşkınlığı hayal edin. O günlerde bölgedeki kırsal kesimlerde yol yoktu ve eyaletin o kısmına ulaşan ilk demiryolu 1910’larda yapıldı. Sonuç olarak insanlardan uzak bir yaşamı uzun yıllar sürdüren Fugate’lerin çoğu kendi soylarıyla evlendi ve çocuk sahibi oldu.
Bu ailede ensest ilişkiler yıllarca devam etti. Zachariah, teyzesiyle evlendi ve Fugate Ailesi’nin diğer üyeleri de kuzenlerinin yanı sıra Combs, Smith, Ritchie ve Stacy gibi diğer ailelerin torunlarıyla evlendiler. Bu ilginç ailenin en mavisi Levi Fugate ve ilk kuzeni Hannah Richie'nin çocuğu Luna Stacy idi.
Hemşire Carrie Lee Kilburn, Luna'yı
‘Tamamen mavi ve dudakları da morarmış gbi koyu' olarak tanımlıyordu.
Tuhaf görünümlerine rağmen, yaşadıkları yerin sakinleri aileyi desteklemiş ve
'Mavi renge sahip olmaları dışında herkes gibi görünüyorlardı' diye de eklemişlerdi.
Üzerinden yaklaşık 200 yıl geçtikten sonra 1960 lara gelindiğinde Fugate soyundan gelen bazı aile üyeleri görünümlerinden rahatsız olmaya başlamıştı.
Hatta iki Fugate, durumlarını iyileştirmek için Kentucky Üniversitesi'nin Tıp kliniğinde Hematolog olan Madison Cawein'e bile başvurdu. Methemoglobinemi teşhisi konduktan sonra Cawein, metilen mavisi kullanarak onları tedavi edebildi. Metilen mavisi verilmesinin nedeni vücudun methemoglobini hemoglobine dönüştürmesine yardımcı olmaktı. Metilen mavisi vücutlarına girdikten birkaç dakika sonra, derileri pembeye döndü.
Bu sırada Fugate soyundan gelen son kişi olan Benjamin Stacy'nin 7 yaşına kadar vücudundaki tüm mavilikler kendiliğinden geçti. Bununla birlikte, üşüdüğünde veya sinirlendiğinde dudaklarının ve parmak uçlarının hala maviye döndüğü biliniyor.
Bu durumu günümüzde bebeklerde görülen “Mavi Bebek Hastalığı” ile karıştırmayalım, bu anlattığım Fugate Ailesi’ne özgü hastalık sadece genlerle ilgili.
Kısaca bu (Mavi Tenli ) insanlar bir efsane değildi, genlerle ilgili bir hastalıkları vardı ve ensest ilişkiler sonucu günümüze kadar gelmişlerdi. Acaba Avatar filmi bu aileden esinlenerek mi yazılmıştı? Bu karar sizin…
Başka bir yazımda buluşmak üzere
Hoşçakalın, Hoş kalın.
ESRA SONGÜLER
HABER CADDESİ EDİTÖRÜ






















Yorum Yazın