Habib BABAR
Sevgili okurlarım sizlerin de bildiği gibi son günlerde tartışılan konulardan biri televizyonlarda yer alan evlilik programları. Hemen çoğu kanalda arz-ı endam eden bu programlar görünüşte sanki masumane bir program gibi, evlenmek isteyen kadın yâda erkek, onların birbirlerini tanımalarına yardımcı oluyor izlenimi veriyor.
Fakat işin aslına baktığınızda aile yapımıza, ahlaki anlayışımıza, ananelerimize ve evlilik müessesesinin köküne dinamit koyuyor. Kadın- erkek vitrine konulmuşlar sanki birer meta gibi müşteri bekliyorlar. Gelen müşterilerle tanışıyor, konuşuyor sonra çoğu zaman eften-püften, sudan bir nedenle yok olmaz diyor ve gelen müşteri gönderiliyor. Bazen oluyor ki bir günde 3-5 müşterisini affedersiniz- taliplisi- gelen oluyor ve bunların hiç birsini kabul etmiyorlar. Vitrindekiler müşteri seçiyor, gelenlerde mağazadan mal seçiyor.
Aylarca bekleyen ve kimseyi beğenmeyen tipler var… Böyle bir rezalet olabilir mi? Toplumun çimentosu olan evlilik ve aile kurumu bu kadar basite indirgenebilir mi? İnsanlar sırf reyting ve reklam uğruna bu kadar çirkin bir duruma düşürülebilir mi? Böyle pazardan siparişle alınan eşya gibi seç-beğen al anlayışı ile alınan kadın ve erkekten eş olabilir mi? Olsa bile böyle kurulan bir yuvadan hayır gelir mi!
Bu konuda böyle soruları istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz...Önemli olan burada batıdaki versiyonları taklit edilerek yapılan bu tür programların maddi ve manevi yapımıza verdiği zarardır. Hâlbuki bizim anlayışımızda ve inançlarımızda evlenmek, yuva kurmak ve bu yuvadan insanlığa hayırlı olacak evlatlar yetiştirmek son derece önemlidir.
Çok yakın zamanlara kadar evlenmeler görücü usulü olurdu. Ve böyle kurulan evliliklerdeki mutluluk oranı, modernizmin hayatımıza kakaladığı flört, karşılıklı birliktelik ve bunun sonunda kurulan evliliklerdeki mutluluk oranından daha fazla olduğu tespit edildiği gibi, anlaşarak yapılan evliliklerdeki boşanma oranının daha fazla olduğu tespit edilmiş.
Bu ve bunun gibi rezil programlar sayesinde ne utanma ne hayâ kaldı. Toplumun temellerine dinamiti yerleştirdik. Program yapanlarda habire bir reyting uğruna rezalete tavan yaptırmaya çalışıyor devletimiz, RTÜK ve sağduyulu vatandaşlar olarak bizde olaya seyirciyiz. Hepimizin çoluk, çocuğu var ve ne yazık ki evlilik gibi kutsal bir müessesenin nasıl kurulacağı konusunda onlara yanlış mesajlar veriliyor ve ileride onların mutsuz olmalarının alt yapısı oluşturuluyor.
Argonun, ahlaksızlığın yanı sıra trajikomik vakıalarda göze çarpmıyor değil. Geçtiğimiz günlerde Seda Sayan ve bir zamanlar muhafazakâr olan Uğur Arslan’ın sunduğu ‘Evleneceksen Gel’ isimli programda katılımcılardan birinin itirafı programa damga vurdu. Katılımcı kadın, adama bağırarak ‘paramı sen değil ekran veriyor’ dedi. Hani uzun zamandır evlilik programlarına katılanların TV kanallarından ücret aldığı konuşulurdu. Program yöneticileri bunu her seferinde yalanladı. Bu çirkeflik geçtiğimiz hafta katılımcının canlı yayında söylemesiyle gözler önüne serildi. Bu olayla da anlaşılacağı üzere evlilik programları figüranların oyunculuğunu geliştirme alanıymış...Yazık çok yazık...Artık birileri çıkıp bu programlara dur demeli....
Yorum Yazın