Huzurumuz, mutluluğumuz başkalarının elinde olan şeyler değildir.
Başkalarına, bizim için yaptıklarına veya yapmadıklarına bağlı değil.
Başkalarının bize veya bizim hakkımızda söylediklerine bağlı değil.
Başkalarının bakış açısına veya davranışlarına bağlı değil.
İhtiyacımız olan şeylerin başkalarının vermesini bekler veya talep edersek, her zaman hayal kırıklığı yaşarız. Sahip olmadığımız bir şeyi başkası bize veremez. Aksine inanırsak yanılır ve bağımlılığa doğru kayarız.
Elbette beklentilerimizin ve umutlarımızın gerçekleşmemesi acı verir.
Elbette birilerinin bizi ortada bırakması acı verir, en çokta ona çok ihtiyacımızın olduğu zaman yalnız bırakması çok acı verir.
Elbette reddedilmek, geri çevrilmek acı verir.
Gerçekten çok acı verir.
Fakat bu bizim kendi acımız.
Başkaları bu acıya son vermek veya iyileştirmek zorunda değil.
Öyle düşünürsek, telafi etmesini bekleriz. Bir çocuğun annesinin gönlünü almasını umut ettiği gibi bekleriz. Lakin biz artık çocuk değiliz.
Yine iş başa düşüyor, iyiki de diyebiliriz, çünkü diğerinin telafisinden bağımsız hale gelerek kendimizle daha doğru bir şekilde ilgilenmeye başlarız.
Bağımlılığımızdan kurtulmak için huzurumuz ve mutluluğumuz her zaman kendi elimizde olduğunu fark ve kabul etmeliyiz.
Asla başkalarının ellerine teslim etmemeliyiz, ettiğimiz an bittiğimiz andır…
Haftaya Habercaddesinde buluşmak üzere
Kalın Sağlacakla
HANIM DEMİRBAŞ
UZMAN SOSYAL PEDAGOG VE AİLE DANIŞMANI
Yorum Yazın