Bakmak: Bilinçli olarak yapılan bir eylem sonucu görseli algılamaktır. Görmek: Tesadüfen, istem dışı, rasgele görseli algılamaktır
Merhabalar Habercaddesi okurlarım…Balkonumda oturmuş sade kahvemi yudumlarken, aşağıdan geçen Kağıt toplayıcısı çocuğa gözlerim takıldı… ufaktı. aslında ben diyeyim dokuz, siz deyin on.
O çöp konteynırlarını karıştırıp kağıt, karton vs. toplayan ellerin, aslında okulda kitap karıştırması lazımdı ama bilemezsin neden oralarda…
Geçenlerde sosyal medyada viral olan bir videoyu paylaşmıştı arkadaşım, tesadüf çekildiği anlaşılan bu video da, üstü başı hırpani, saç sakalına karışmış gençten adamın biri tozdan kapanmış arabanın arka camına hat sanatı ile Arapça “Ya Şehit” yazıyordu… hayretler içinde kalmıştım… inanın gözlerinize inanamazdınız… Kimdir, nedir, hayat hikayesi nedir hiç ama hiç bilmiyorduk ama o meczubun geçmişte iyi bir sanatçı olduğu tartışılmazdı…. İşte bu kağıtçı çocukta beni düşündürmüştü… Evde kullanılmayan giysiler vardı, belki işine yarayabilir düşüncesiyle yukarıdan bağırdım…
-Hey küçük baksana…. Durdu kafasını yukarı kaldırıp
-Buyur ablam..
-Beklermisin beni,
-Tabi ki ablam…
“Ablam” ne hoş kelimeydi… ne kadar samimice söylenmiş kelimeydi İnsanın içine sokası geliyordu… Hemen içeri fırladım, Belediyeye götürmek üzere torbalara yerleştirdiğim eski giysileri elime aldım, tam çıkarken geri döndüm, çantamı karıştırdım, 250 lira kadar para vardı, hepsini aldım, koşar adımlarla merdivenlerden inip kapıyı açtım… Çocuk beni bekliyordu… Kapkara gözleri vardı, sevinçle bana baktı, göz göze geldik…
-Bak canım bu giysiler belki işine yarar, sana göre de var, al şu parayı da, bugün çalışma olur mu…..
-Teşekkür ederim ablam diyebildi… -Ama! diye ekledi
-Ben çalışmak zorundayım…
-Senin yaşın küçük sen niye okula gitmiyorsun diye soracak oldum, elini havada tur attırdı…
-Ooo ablam uzun hikaye… vaktim yok… bu kağıtları götürüp vermem lazım, yoksa Bayram ağa dan azar işitirim …
-Tamam, tamam … dedim…
-Seni tutmayacağım çok kısa anlat…
-Ablam dedi ben 4. Sınıfa kadar okudum, ama sonra ayrılmak zorunda kaldım, çünkü babam tek çalışıyor, bana, anneme ve üç kardeşime bakıyordu, okula da gidiyordum, birgün babam trafik kazası geçirdi, kötürüm kaldı, yatak hastası çalışamıyor ki, yardım edende yok , bir gecekonduda kalıyoruz, kardeşlerim okula gidiyor, annem zaten hasta çalışamıyor, hem çalışamaz kardeşlerim var onlara kim bakacak , bu eve kim bakacak… ben okulumu bıraktım çalışıyorum…
Gözlerim doldu, Kader tokatını öylesine vurmuştu ki bu zavallı insanlara .. Çok ağır darbeler geçirdiği belliydi…
Ne yapabilirdim ki, haydi o çocuğun okul masraflarını üstlenebilirdim, ama 6 kişilik aileye bakacak gücüm yoktu ki….
-Peki canım diyebildim hadi sen işine geç kalma, arasıra bana uğra olurmu, sahi senin adın ne…
-Onur abla dedi… Adım Onur adıma uygun yaşarım ben…
Ve uzaklaştı…. Arkasından baka kaldım….
Her sabah balkonumda kahvemi yudumlarken hep aklıma Onur gelir, bir daha karşılaşmadım ki… Neyse haftaya Habercaddesinde başka bir konuda buluşmak üzere kalın sağlacakla…
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ-YAZAR
Yorum Yazın