İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik; aklımız ve vicdanımızdır.
Aklımızla düşünür, neyin hak, neyin batıl, neyin adaletli, neyin adaletsizlik olduğuna aklımızla ve vicdanımızla karar verir, hakkın ve batılın karşısında son nefesimize kadar mücadelemizi onurluca verir, Batılın karşısında pes etmeden dururuz.
Aklımızın, vicdanımızın rehberliğinde hayatımızı idam ettirmek, bilgi birikimimiz, hayat tecrübelerimizle yaşamak, hem insanidir, hem de insan ruhunun özü olan ,özgür ve huzurlu yaşamasının en temel şartıdır.
İnsanın aslı, aklını kullandığı, vicdan, bilgi ve tecrübe sahibi olduğu, kararlarını özgürce verdiğinin, kararlarının sonuçlarına da katlandığı; ÖZGÜR BİR RUHLA yaşadığı, kim olursa olsun, herhangi bir insanın yönlendirmesiyle hareket etmediği ölçüde İNSAN olur.
Onun için İNSAN olmak; her şeyden önce ÖZGÜR olmak demektir…
Son yıllarda ‘’Adalet Mülkün Temeli’’ sözünün manasının; değerinin ve temel işlevlerinin gün geçtikçe yok olma durumuna kadar geldiği …
Günümüz Dünyasında Hak, hukuk, adalet ilkeleri yerine, toplumu bölme, parçalama ve yok etme ilkeleri hüküm sürmeye başlandığı; bir sınıfa ait toplumun ayrıcalıklı; diğer sınıfa ait toplumun ise yok hükmünde olduğu ve yok edilmeye çalışıldığı görülmektedir.
Günümüzde nefes almak kadar ihtiyaç duyulan oksijen gibi; çölde ihtiyaç duyulan su gibi; açlıktan ölmek üzere olana ihtiyaç duyulan ekmek gibi fakat bir türlü bulunamayan, en değerli olan ihtiyacın ADALET olduğu anlaşılmaktadır.
Adalet, insanın iç huzurudur.
Adalet, İnsanın doyumsuz nefsine ket vurduran, sınırsız hırsına frenidir.
Açlığın, yoksulluğun, yolsuzluğun, ekonomik dengesizliğin, toplumda ki ahlakın çöküşünün ,toplumsal cahilleşmenin, kültürel yozlaşmanın sebebidir; ADALETSİZLİK.
Milyonların yaşayan bir ölü olmayı kabul etmemelerinin hep birlikte avazı çıktığı kadar haykırmasıdır, feryadıdır ADALET.
Tek umut, tek yol, sığınılacak tek limandır.
İnsanın bedenini nasıl nefes almak yaşatıyorsa; insanın özü olan, özgür ruhunu da nefes almasını sağlayandır Adalet…
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V)’in Hadisi Şerifinde belirttiği üzere;
‘’Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır.’’
Hz.Ali’nin de belirttiği üzere ‘’Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.’’
Sözleri de Haksızlık karşısında itiraz etmemenin, Yani Hakka karşı Batılı üstün tutmanın ve Adaleti, Mülkün Temelinden alıp çiğneyen, Halk tarafından seçilen halka hizmet amacıyla göreve getirilen devlet adamlarının, Adaleti Çiğnemesinin milletin akıbetini ne olacağını net bir şekilde ortaya koymakla birlikte; çarenin ADİL DÜZENİN olduğu açık ve net bir şekilde anlaşılacaktır…
Hukuk devletinin olmazsa olmazı yargı erkinin temel taşı ve en büyük güvencesi olan, Hak ve hukukumuzu koruyan , gerçeğin gücünü kovalayan, toplum içerisinde ki adaletin yapı taşlarından birisi olan ve mazlumların, emeği,alınteri ve helal ekmeği gasp edilenin,iftirayla hürriyetinden alıkonanın,hakkınve haklının yanında yer alan adil düzenin savunucuları, hakkın ve haklının haykırıcısı, sözü AVUKATTIR.
Molierac ‘ın da söylediği üzere “Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur.
Avukatlar tarih boyu köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı!”
Adaletin güçlüden değil haklıdan yana olması dileğimle, tüm hukukçuların Avukatlar Gününü kutlarım…
Avukat Onur YAĞIŞAN
Yorum Yazın