Dün anneler günüydü, Hayatımın en anlamlı günü, kapı çaldı, kızım geldi yakışıklı damadım ile birlikte oturduk, çaylar kahveler ve sohbet… sıkı sıkı sarıldı bana ANNEM…. ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN …
Gözlerimden iki damla yaş süzüldü gitti, kızımı ilk dünyaya getirdiğim günlerim, hayatımın en anlamlı günleri, “Kız mı erkek mi?” merakıyla, “Ah bir doğsa!” diye sabrın taşar artık, hem olumlu hem olumsuz duygular birbirini kovalıyorken, hani “eli ayağı düzgün olacak mı?” kaygısı olsa da bu bekleyiş heyecanlıdır aslında bir canlı dünyaya teşrif edecek!,
O benim parçam, canımın bir parçası… Evladım, biricik kızım… Annelik böyle birşey işte…
Şimdilerde aylar öncesinden cinsiyet belli oluyor ama o zamanlar yoktu, iyi ki de yokmuş, o heyecan başka bir heyecan, ya mavi ya pembe renklerle bekleyeceksin onu, ama en kolayı beyaz, hayat sonu olmayan bir bekleme salonundan ibaret olmasına rağmen, bunu görmezden gelmeye meylettiren bir doğa kanunu var ortada… doğar doğmaz o ciyaklarken, sen gülersin..Sanki bir tarafından boncuk çıkacakmış gibi bir histir bu!
Yıllar birbirini kovalar, sıra geldi, dişlere, ah bir emeklese, bir de yürüse, derken ele avuca gelmiştir bile.
Daha dur! Bunlar hiçbir şey değil. konuşmayı, etrafla iletişim kurmayı öğrenecek O. Bir çocuğun çat pat ana dilini öğrenmesi üç yılı bulur, sırada okula başlayıp okumayı sökmesi, sosyal hayata intibak etmesi, mikroplarla savaş yapmayı öğrenmesi…
İşin aslına bakarsanız, şu saydıklarımın tümü bir çiçeği sulamak, spor yapmak gibi zevklidir de.
İlk çatışma ergenliğe girdiği gibi ortaya çıktığında;
“Senin için gecemi gündüz ettim” “saçımı süpürge yaptım” gibi kalıplaşmış sözlerle trip atsan da, o bunları anlamayacak adı üstünde, ergen… genç kızlığa ilk adımdır bu bir de şu illeti atlatsa, derken kendini kurtarsa, bir meslek bulsa, bir eş bulup karşıma çıkarsa…doğursa, artık bir torunum olsa ve bana baksa.. ooooo uçtuk gittik…
Hayatın bir oyalanma, kendini kandırma, yansılama, hatta bir sınav yeri olduğunu söyleyen bir Tanrı da var! Seni iyi kötü anlarında güden, dürten, akıbetini dilediği yöne ileten bir Tanrı!
Ve Annem…. Beni dünyaya getiren, büyüten, okutan, hayatın gerçeklerini öğreten annem… canım annem benim… Elbetteki hazırlanıp hep birlikte onunda elini öpmeye gideceğiz, ama kızım boynuma sarıldı… Yakışıklı damadım beyaz gardenyalardan oluşmuş bir buket çiçeği kucağıma bırakırken , Biricik kızım dünyanın en büyük hediyesini verdi bana… Yanaklarıma koskoca bir öpücük ve haykırırcasına “Seni seviyorum Annemmmm”
SEÇİL ESKİOĞLU
GAZETECİ-YAZAR
Yorum Yazın