İnsan, duyguları üzerindeki kontrolü kaybedip kırılganlığını ve kırılmışlığını göstermek zorunda hissettiğinde yakınlık korkusu hissedebilir.
Gizlendiği yerden çıkmak zorunda kalacaktır.
İnsan, ancak bunu kendisine itiraf ettiğinde sevgi alması mümkün olacaktır.
İnsan kendisini kötü biri veya çöplük gibi görürse, nasıl başkasının sevgisini kabul edebilirki?
İyileşmek yine her zamanki gibi kendisiyle olan ilişkisinin iyileşmesiyle ilintilidir.
Kendisine gelmek, kendisini bulmak, reel duygularını karıştırıp, onları doğru çözümleyerek olur.
İnsan kendisini nasıl sever?
Önemli soru bu olsa gerek.
Bence bu sadece ve tek kendi acılarına bakarak onları görerek ve hissederek mümkündür. Yani bodrum katı temizlemek gerekir. Zihnimizin bodrum katı temizlendiğinde, düzenlendiğinde, kurulandığında, kötü kokular gittiğinde, gerçek, otantik sevinç ve derin sevgi hissedebilir. O zaman bastırdığı acının, korkunun ve öfkenin dibini farkında olduğu benlikten ayırmak için şemsiye görevi alan ince tabakanın kırılacağından, kırılmasından korkmaya gerek duymaz.
Bastırmak için enerji sarf etmek zorunda hissetmediğinde ve bastırma sonucu oluşturduğu sahte benlik ‘maske’ inşaa etmek zorunda olmadığını hissettiğinde, insan hafifler ve çözülür. Böylece insanın iç dünyası düzene girer, duygularını ve kalbinin gerçekliğini tekrar hisseder.
Ayrıca negatif duygular diye bir şey yok bence. Çünkü duygular insan ruhuna işaret eder ve mesajlar içerir, ruhun elçileridir.
Duygulara karşı savaş açan herkes dolayısıyla kendisine savaş açmış oluyor. Duygular reddedildiğinde, insan kendisini reddeder.
İnsan o acıyı hissetmeli. Sonra o acı kaybolur.
Diyeceğim şudurki: İnsanın kendi gerçekliğini yaşaması kadar güzel bir şey yoktur.
Zamanında geçtiği yanlış eğitim sonucu sevgiyi olgun bir şekilde vermek ve kabul etmek bizim toplumumuzda sanırım en zorudur. Tuhaf olan ise zorlaştıran şey: sevgiyi vermek değil sevgiyım i kabul etmek, almaktır.
Gördüğüm kadarıyla insan en çok ihtiyaç hissettiği şeye - sevilmek - direnmektedir.
Bu nedenle her insan özünde iyidir. Çocuklukta ve ergenlikte maruz kaldığı yaklaşımlar sonucu oluşturulan sahte benlik, sevilmeye değer, önemli ve çok değerli olduğunu görmesine engeldir. Korkularınızla yüzleştiğiniz de, eminim kendisini sevmenin, değerli ve önemli olduğunu hissetmenin verdiği gücü, mutluluğu görecektir. Bununla birlikte hayata, insanlara bakış açısı değişecek, dünyası güzelleşecektir.
UZM.SOSYAL PEDAGOG-PSİKOLOG
HANIM DEMİRBAŞ
Yorum Yazın