Ebeveynlerini terk eden yetişkin çocuklar
İletişimi kesmek bir anne ve babaya yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Bu zamanda aile bağların kopması sıradanlaşıyor sanki.
Kopmalar nasıl oluyor?
Karşılıklı anlaşamama, söz konusudur. Bir taraf farklı bir görüşe sahiptir, tartışmalar artık kalın duvarların örülmesine neden olmuştur. O kadar kalın ki birbirlerini göremez, duyamaz hale gelmişlerdir.
Ani iletişimi kesme , geçmişten süre gelen uzun yıllara dayanan ve acı veren bir sürecin impulsif bir şekilde sonlandırmasıdır. Çok önce bir türlü çözümlenemeyen sorunlar bağları zayıf ve kırılgan hale getirir, ve bardağı taşıran son damla ile birlikte bağlar kopar.
Çocuklar ebeveynlerini terk ettiklerinde, geçmişte yaşadıkları ve affedemekleri şeyi terk ederler aslında.
Kurban gibi hissederler ve faile dönüşürler.
Ebeveynler için oldukça üzücü ve tesellisi olmayan bir durumdur.
Suçluluk, utanç, güçsüzlük, çaresizlik, yas, öfke, yetersizlik, başarısızlık gibi duygular hissederler.
Doğumlarından itibaren koruyup kolladıkları, koşulsuz sevdikleri çocukları onları terk etmiştir. Telafisi olmayan hatalar yaparak çocuklarını kayıp ettiklerini düşünürler.
Kendilerine sürekli nerede hata yaptıklarını sorarlar. Cevabı bilseler bile, faydasızdır, çünkü evlatları onları silmiştir, onları yeterince iyi olmadıkları için cezalandırmışlardır.
‘Kötü annesin/babasın, bana kendimi iyi hissettirmiyorsun/uz’ mesajını içermektedir.
Çocuk iletişimi keserek hayatında ebeveynlerinin varlığını inkar etmektedir.
Anne baba rollerinin imhası demektir. Anne baba için ömür boyu sürecek sevginin, güçlü bağın, kimliklerinin büyük bölümünü oluşturan parçanın yıkılmasıdır.
Gerçekten çocukların ebeveynlerine sevgisi bitmiş midir?
Bitmiş olabilir, anne babaya karşı hissedilen sevgi de geçici olabilir, ama genelde çocuklar derinden yaralanmış ve büyük hayal kırıklığı yaşamaktadır. Asıl ihtiyaçları olanı almayı beklemekten vazgeçmişlerdir. Alamadıkları için mücadeleyi bırakmışlardır.
Acı çekmektense kesip atmak, çözüm için mücadele etmektense sessizliğe bürünmek, nefes alabilmek için ulaşılmaz olmak sorun çözme yöntemi olarak seçilmektedir.
Aramalara, mesajlara, mektuplara yanıt vermezler. Sonunda huzuru yakaladıklarını, anne babanın gölgesinden kurtulduklarını düşünürler.
Geri dönmeyen çocukların ebeveynlerinin bunu anlamaları ve aralarının düzeleceğine dair umutlarını kesmeleri çok zaman alır.
Bazıları bu durumu kabullenebilirken bazıları da hastalanır, depresyona girer. Hayat anlamını yitirmiştir. ‘Can’ını kaybettiği için ruhu ölür.
Suçluluk duygusuyla adeta kıvranırlar. Çocukları anlamaya affetmeye ya hazır değiller ya da istemiyorlardır.
Anne babalar durumu kabullenmeli ve olumsuz duygu ve düşüncelerden arınmalılar…
Haftaya Habercaddesinde yeni bir yazıda buluşmak üzere kalın sağlacakla
HANIM DEMİRBAŞ
UZMAN SOSYAL PEDAGOG VE AİLE DANIŞMANI
Yorum Yazın