YEŞİLÇAM FİLMLERİYLE BÜYÜDÜK!


HABİB BABAR

Habib BABAR
 
Hey gidi günler hey diyerek köşeme başlıyorum. Bizler  insanlara sevgiyi,hoş görüyü,gerçek aşkı, ve daha birçok şeyi  Yeşilçam Filmleri izleyerek öğrendik ve bu filmlerle büyüdük. Domatesin hormonsuz, ekmeğin ekmek gibi koktuğu yıllardı...
 
Sadri Alışık filmlerinden öğrendik, iyi bir insan olmanın etiket sahibi olmaktan daha önemli olduğunu.  Nubar Terziyan’ın doktor rolü oynadığı filmlerde yoksul hastalardan para alınmazdı. Gerçek hayatın farklı olduğunu çok sonra öğrendik. Nubar Terziyan iyi insan olmanın etnik kökenle hiçbir ilgisi olmadığını da öğretmişti bizlere...
Adile Naşit, Münir Özkul, Ayşen Guruda. Halit Akçatepe beraber oynadıkları filmlerde aile kavramının ne kadar önemli olduğunu anlattılar bizlere. Anne baba ve kardeş kıymeti bilmeyi öğrettiler. Rahmetli Kemal Sunal güldürürken düşündürmek istedi. Zübük, Koltuk sevdası gibi daha birçok filmde ne mesajlar vermişti anlayabilenlere...
 
Tarık Akan, Ediz Hun, Göksel Arsoy, Kadir İnanır gibi yakışıklı jönler, gerçek aşkın gömlek değiştir gibi sevgili değiştirmek olmadığını öğrettiler. Sevginin,  emek ve fedakârlık olduğu “Selvi Boylum Al Yazmalım” Filmiyle kazındı hafızalara...Mahalleli kültürünü, arkadaş dayanışmasını, Metin Akpınar ve Zeki Alaysa imzalı filmlerde görmüştük.Kadir baba (Kadir Savun)  en kıymetli kazancın alın teriyle kazanılan para olduğunu anlatmaya çalıştı yıllarca.
 
Hulusi Kentmen affetmenin büyüklük olduğunu gösterirdi. Sert görünüşünün altında gizlenen yufka yüreğiyle. Babacanlığı, hoş görüyü, sevecenliği öğretirdi taş kalplilere... Şener Şen küfürsüz de komedi yapılabileceğini defalarca kanıtladı. Her biri defalarca seyredilmesine rağmen bıkkınlık hissi vermeyen birbirinden kaliteli filmlerle.
 
Tuncel Kurtiz ve Yılmaz Güneyin birlikte oynadığı filmlerde, güçlüden değil haklıdan yana olmak gerektiğini öğrendik. Yoksulun halinden, garibin dilinden anlamayı öğrendik. Ve de insan için en önemli erdemin dürüstlük olduğunu öğrendik.
Yazacak pek çok isim,  anlatacak çok şey var….
 
Sonuç olarak Türk Filmi gibi diyerek küçümseyici ifadeler kullanmadan önce bir kez daha düşünün. O filmler ki kaybettiğimiz toplumsal değerlerimizin arşivleri gibi. O filmleri başka bir gözle seyredin bir kerede. Bugünün sinemasıyla kıyaslayarak. Belki neler kaybettiğimiz (toplumsal değerlerimiz ) daha iyi anlaşılır.Türk Sinemsı'nın çınarlarını saygıyla anıyorum....
 
 

28 Mart 2015 Cumartesi 17:41:16
2520 defa okundu
Paylaş :     Arkadaşına Öner


En Çok

Bu Hafta

Bu Ay

Unlulerin doktoru...