YÜKSELİRKEN EKSİLME!


MİR MURAT DEMİR

İnsan beşeri bir varlık, duyu organları, dokuları, hareketine destek kasları, sinir sistemi ve görmesek de var olduklarını bildiğimiz iç organlarımız mevcut. Ruh yapımız, soyut sahipliklerimiz vücudumuzun hal ve hareketlerinden olumlu etkileşimler içinde olabileceği gibi olumsuz tetiklemeler de alabilir. Üç beş haneli sayıları çok rahat kafasında dört işlemi yapabilen bir insan, çok sıcaklarda, çok soğuklarda, çok yükseklere tırmanırken ya da rakımda sıfır altına inerken vücudumuzun hassasiyet ve zafiyetlerinde farklılıklar oluşur.

..

Profesör bir öğrenciyi kürsüye çağırıp;

- Anlat dersi, demiş.

Öğrenci başlamış anlatmaya.

- Şimdi kürsünün üstüne çık, devam et.

Öğrenci kürsüye çıkıp devam etmiş.

- Kürsünün üstüne bi sandalye koy, üstüne çık devam et.

Öğrenci denileni yapmış.

- Şimdi sandalye üstüne tabureyi koy, devam et.

Öğrenci artık düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça dediklerinde tutarsızlıklar başlamış.

Hoca dersi bitirmiş: "İnsan yükseldikçe dediklerinde tutarsızlıklar olur, çünkü artık beyin söyleneni değil, bulunduğu yerden düşmemeyi önceler"

..

Önceliklerimizin seçiminde vücudumuzun var olduğu yer ya da önceliklerimizin seçiminde ruh halimiz ( halet-i ruhiye ) birinci derece de etkilidir. Soyut ve somut varlığımızla kendimizi ve değişim, etkileşim farklılıklarımızı görüp, irdeleyip, anlamamız gerektiği gibi çevremizde ki ve etkileşim içinde olduğumuz tüm insanlar için de duygudaşlık yapabilir, empati kurabiliriz.

Bir insanın pandemi günlerini yaşarken hızlı ve doğru kararlar alması uygulamaya koyması zorluğunu vurgulamak maksadıyla yazımı bir küçük yaşanmış hikâyeyle zenginleştirdim. Günümüz ve yarınlarımızın, kendimizin ve sevdiklerimizin tehdit içinde olduğu bu salgın hastalık döneminde tüm kararlarımızı defaten gözden geçirme, düşünme kararımız hep yanı başımızda olması keyfi bir hal değil, mecburiyetimizdir.

Mir Murat Demir

 


22 Eylül 2020 Salı 18:54:20
745 defa okundu
Paylaş :     Arkadaşına Öner


En Çok

Bu Hafta

Bu Ay

Lazer hakkinda merak...