KAÇAK HAYATLAR


SİMA SARIKAYA

Her yerde, herkeste bir parça bırakmış gibi. Parçalara ayrılmış ama, ayrılırken aslında tam tersine; tamamlanmış gibi... Tamamlanırken, yepyeni bir doğum halinde, acıyorken her bir zerresi bedenin, ruhun; yine de umut etmekten ve sevmekten vazgeçmemiş gibi ... 

Her son yeni bir başlangıç olsa da, her başlangıç anında karamsarlaşır insan. Hep “Gitmek” vardır aklında… Kaçmak, uzaklaşmak. Uzaklaştıkça yenilenen hayatlar adına, başarmak vardır. Ama başarsa da, vazgeçer çoğu zaman başardığı şeyden. Egosu ile tatmin duygusu yeniden düşürür insanı yerlere. Yokuşları çıkmak zordur. Kan, ter içinde, yorula yorula; en zirveye ulaşmak için tırmansa da. Geride, yokuşunun başında bıraktığı da kendisidir. Geriye dönüp baktığında, o kendisini özler. Bir hışımla, en hızlı adımlarla iner sonra o yokuşları, özlediği kendine kavuşmak ve sarılmak için, kendi ile birlikte geride kalan anılarına, kişilerine varmak için… 

İndiğinde ise, ne kendini bulur ne de onları. Kaçak bir yolcu olmuştur artık. Oradan oraya savrulur hayatı. Tek bir hayatı da yoktur artık. Ve binlerce hayat, binlerce dert, binlerce soru işareti birikir kalır aklında.

Yeni bir elbise giymek, saçlarını değiştirmek, yeni bir eve taşınmak, yeni yeni insanlarla tanışmak güzeldir güzel olmasına, fakat her yeni şey de, zamanı gelince eskiyecektir. Eskidikçe de, yine kaçma çabaları, başka yenilere. Oysa ki kendinden de kaçamaz ki insan… Kaçışlarında onu yakalayan gardiyanı da kendisidir. Kelepçeleri aklı, hücresi bedeni…

Ve bunun idrakine varınca, daha da büyük bir trajedi ile karşı karşıya kalır. “Yaşama son verme” , “İntihar” …”

“Madem ben bana fazlayım, madem her kaçışımın sebebi yine ben, sanırım ölmek en doğru çözüm” … Ne acı ki; bir çok intihar vakası bu yüzden yaşamlarına son vermiştir. Ölüm ötesindeki gerçek beni tanımadıkları için belki de, belki de bir anlık kendini kaybetmişlikten ötürü. Sert kalın bir ip, tabanca, kocaman bir ilaç kutusu, en üst kattan kendini yere çakmak… v.s. Örnekler uzar gider.. Ve son… Beden mezara… Peki ya öz; peki ya ruh… Yine kaçak yolcu olarak hayatına devam eder aslında, hiç tanımadığı bambaşka bir alemde, yine yepyeni hayatlar. Ve yine kaçak hayatlar…

Ne yaparsak yapalım, kaçmak çözüm değil, ruhun tekamülü için her bir hayat, bize farz. YARATICIYA gerçek anlamda ulaşmak için, mecbur geçeceğiz o cehennemleri yana yana. Acıya, acıya. Cennete kavuşmak için, huzurdaki menzile varmak için geçeceğiz… 

Hepimize hayırlı yolculuklar olsun…

ANKEBUT/57 

 

Kullu nefsin żâ- ikatu-lmevt, śümme ileynâ turce’ûn…

Herkes tadacak ölümü, sonra dödürülüp bize geleceksiniz…

 

O’NA EMANET OLUN

SAYGI VE SEVGİLERİMLE 

SİMA SARIKAYA

 


24 Şubat 2017 Cuma 17:12:48
1119 defa okundu
Paylaş :     Arkadaşına Öner


En Çok

Bu Hafta

Bu Ay

Tatile hazirlaniyor....



Warning: mysql_close(): 4 is not a valid MySQL-Link resource in /home/habercad/public_html/yazi.php on line 154