MERKEP GİTTİ


İBRAHİM BAKIR

  Dervişin biri; bir yolculuğa çıkar, yol üstünde bir han a denk gelir, yorgundur ve konaklamak için han a girer. Merkep ini ahıra bağlar, ahırın görevlisine teslim edip, dinlenmek için bir odaya yerleşir. 

  Gelin görün ki; han sakinlerinin karnı açtır ve hiç paraları yoktur. Ahır daki dervişin merkebini satıp yiyecek bir şeyler almaya karar verirler. Gönüllü iki kişi merkebi satmaya götürün ce, diğer arkadaşları hanın ortasında dönerek yüksek sesle 'merkep gitti, merkep gitti' diyerek şarkı söylemeye, semahlar dönmeye başlamışlar. Bunu gören derviş de; kendisi için kutlama yaptıklarını, bir derviş bir Allah dostu geldi diye insanların sevindiğini, "merkep gitti" nidalaraını da bu bölgenin sevinç adeti bir nida sanarak, çıkar bir masanın üstüne herkesten daha çok bağırıp, daha çok semah döner. Merkep gitti diye.

  Derken, satılan merkebin parasıyla ziyafetler verilir, ilahiler söylenir, gece biter herkes uyumaya gider.

   Sabah olunca bizim derviş ahıra gider merkebi alıp yoluna koyulmak için, ancak merkep yoktur. Görevliye sorar, görevli; iki kişinin merkebi satmaya götürdüğünü kendisini tehtid ettikleri için karşı çıkamadığını söyler. Derviş küplere biner, 

-yahu adem korktun da bana niye haber vermedin diyince, görevli;

  Geldim lakin siz herkesten çok eğleniyor merkep gitti, merkep gitti diye şarkı söylüyordunuz, bende biliyorsunuz sandım der. E tabi merkep gitti feryat figan boş.

  Şimdi bu kıssayı niye anlattım;

  Mevlana, der ki taklitçilik insanın kendini inkar etmesidir. Ahmak derviş, handakileri taklit edip " merkep gitti" diye şarkı söylemeseydi, ahırdaki adam haber verecek, merkepsiz kalmayacaktı. Malesef günümüzde o ahmak dervişin yeni sürümleri her tarafımız da bolca mevcut. Evinde ekmeği yok, arabası son medel, oda krediyle alınmış borç, harç, faiz. Niye çünkü başkasında var onda da olmalı! Anası,babası doğası, tabiyatı, yapısı belli, mini etek giyince victoria secret mankeni olduğunu sanan ablalar. Niye desen modernizm der, aslı taklitçi. Sosyal medya da özellikle dolu bunlardan, herkes şair, hepsi aşk acısı çekiyor, herkez aşırı zengin, asilzade vs vs. Sonu mu? Hepsinin hüsran. Yıkılan yuvalar, dağılan hayatlar, bunalımlar, buhranlar. Hiç bişey değilse bile boşa geçen ömürler. Haddim olmayarak başta kendime sonra herkese; yakışmıyor demek istiyorum. Açsan açım de ki karnın doysun. Yada Yunus Emre nin dediği gibi ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün. 

İbrahim BAKIR.

 

 


18 Ocak 2017 Çarşamba 15:57:52
581 defa okundu
Paylaş :     Arkadaşına Öner


En Çok

Bu Hafta

Bu Ay

Yeni ’egreti gelin’…...



Warning: mysql_close(): 4 is not a valid MySQL-Link resource in /home/habercad/public_html/yazi.php on line 154